Gece, ayın bulutların arasında hızla hareket ettiğini görürüz. Halbuki hareket eden ay değil, bulutlardır. Güneş gözümüze bir top gibi gözükür, oysa ki dünyadan yaklaşık bir buçuk milyon kat daha büyüktür. İnsan, gözü ile gördüğü hadiselerde bile yüzde yüz yanılabiliyorsa, hiç bilmediği meseleler hakkın
Yine bahar geldi, lakin bu bahar şairlerin ifadesiyle faslı gül değildir öğretmenim. Bu bahar sonbahardır, ama baharların sonu değildir. Bu baharda çiçeklerin açması bizim elimizde öğretmenim. Yalnızca bizim elimizde. Nice baharlar eskittik biz. Bu bahar da kayıp gitmeden ellerimizden sıkıca tutunalım yorgun eteklerine. Zira
Ağustos ayı gelince yüreğim mehter çalar, gözlerim çağlayan kesilir. Ruhum kanatlanır. Maziye uçmak isterim. Diyar-ı Rum el değiştirir bu ayda, Diyar-ı Türk olur. Tarih canlanıp dile gelir. Kara toprak kızıl kan kesilir, ilelebet vatan toprağı olur.
O’nu bir kez görenler; Allah celle celalühü şahit ki, ben böyle güzel bir yüz görmedim; mübarek kokusunu bir kere içine çekenler, ben ömrümde böyle güzel bir koku koklamadım, dediler. Ayişe annemize Efendimizin güzelliğinden sorulduğunda: “Yusuf’u görünce ellerini doğrayan kadınlar, benim efendimi görs
İnsanların hüsranda olduklarını Allahü Teala Asr suresinde yemin ederek buyurmaktadır. Fakat iman edip Salih amel işleyenler ,hakkı tavsiye eden ve sabredenler müstesna. Hakkı tavsiye etmek İslam’ı tebliğ demektir. Bu ulvi vazifeye kısaca, emr-i ma’ruf da denilmektedir. İslamiyet’i anlatırken Resulullah efendimizin çekti
Bu dünyada herkes alışveriştedir. Vermeden almak yoktur. Her şeyin bir ederi vardır. İnsanın ederi de talip olduğu şeyin ederi kadardır. Ömrü ne uğrunda tüketiyor, canımızı neye feda ediyoruz? Canan yolunda yürüyüp sultan olmak da, iblisin peşinde gezip hüsran olmak da bizim elimizde.
Bilim, gerçeği arayıp bulma çabasıdır. Deha, çok çalışmaktır. Dahi, en çok çalışandır. Bunlar idealist insanların işi olabilir. Sevdası olmayanın, yüreği yanmayanın harcı değildir. Her şeyde olduğu gibi bilimin temeli de aşktır. Şair ne güzel söylemiş, ‘Aşk imiş her ne var alemde’ diye.
Eğitim, milli bir gelecek inşa etme mücadelesidir. Kutlu yarınların hamuru eğitim yuvalarında yoğrulur. İnsan Mevlana gibi, Yunus gibi ancak bu ocakta pişer, arif ve kamil olur. Ancak maalesef ki, arzu edilen bu hedeflerden çok uzağız. Eğitim mücadelesinin en önemli aşaması gerçekçi hedefler belirleme, ideal bir planlama yapm
Bir gün hikmet ehli bir zat, tarihi bir camide namazını kıldıktan sonra, cami avlusundaki kabirlere bakıp yanındaki öğrencisine: “Bakın, bu kabirdekiler bize bir şeyler söylüyor.” der. Öğrencisi de: “Ne
“Hazret-i Resul aleyhisselam zamanına yakın, Bayat boyundan, Korkut Ata derler bir er çıktı. Oğuzun tamam bilicisiydi… Korkut Ata, Oğuz kavminin müşkülünü hallederdi. Her ne iş olsa Korkut Ata’ya danışmayınca işlemezlerdi. Her ne kim buyursa, kabul ederlerdi.”