İnsanların hüsranda olduklarını Allahü Teala Asr suresinde yemin ederek buyurmaktadır. Fakat iman edip Salih amel işleyenler ,hakkı tavsiye eden ve sabredenler müstesna. Hakkı tavsiye etmek İslam’ı tebliğ demektir. Bu ulvi vazifeye kısaca, emr-i ma’ruf da denilmektedir. İslamiyet’i anlatırken Resulullah efendimizin çekti
Bu dünyada herkes alışveriştedir. Vermeden almak yoktur. Her şeyin bir ederi vardır. İnsanın ederi de talip olduğu şeyin ederi kadardır. Ömrü ne uğrunda tüketiyor, canımızı neye feda ediyoruz? Canan yolunda yürüyüp sultan olmak da, iblisin peşinde gezip hüsran olmak da bizim elimizde.
Bilim, gerçeği arayıp bulma çabasıdır. Deha, çok çalışmaktır. Dahi, en çok çalışandır. Bunlar idealist insanların işi olabilir. Sevdası olmayanın, yüreği yanmayanın harcı değildir. Her şeyde olduğu gibi bilimin temeli de aşktır. Şair ne güzel söylemiş, ‘Aşk imiş her ne var alemde’ diye.
Eğitim, milli bir gelecek inşa etme mücadelesidir. Kutlu yarınların hamuru eğitim yuvalarında yoğrulur. İnsan Mevlana gibi, Yunus gibi ancak bu ocakta pişer, arif ve kamil olur. Ancak maalesef ki, arzu edilen bu hedeflerden çok uzağız. Eğitim mücadelesinin en önemli aşaması gerçekçi hedefler belirleme, ideal bir planlama yapm
Bir gün hikmet ehli bir zat, tarihi bir camide namazını kıldıktan sonra, cami avlusundaki kabirlere bakıp yanındaki öğrencisine: “Bakın, bu kabirdekiler bize bir şeyler söylüyor.” der. Öğrencisi de: “Ne
“Hazret-i Resul aleyhisselam zamanına yakın, Bayat boyundan, Korkut Ata derler bir er çıktı. Oğuzun tamam bilicisiydi… Korkut Ata, Oğuz kavminin müşkülünü hallederdi. Her ne iş olsa Korkut Ata’ya danışmayınca işlemezlerdi. Her ne kim buyursa, kabul ederlerdi.”
İstişare etmek, danışmak, peygamber efendimizin mühim sünnetlerinden biridir. Peygamber efendimizin bütün hayatı, bunun örnekleriyle doludur. Kur’an-ı Kerim’de 42. Sure, Şura suresidir. Şura, danışmak demektir. Bu surede iyi kimseler övülürken: “… Onlar, istişare ederek iş yaparlar.”
Hazret-i Musa’nın ümmetinden biri, otuz sene, sürekli, ibadet eder. Bu sırada bir bulut kendisini gölgelerdi. Bir gün bulut gelmez olur, adam güneşte kalır. Akşam olunca, durumu annesine anlatır. Annesi oğlum, muhakkak bir günah işlemişsindir, yoksa bulut gitmezdi, diye karşılık verir. Adam hayır, günah işlemedim, aralıks
Seni arıyorum gözlerimde parlayan ışıkların huzmesinde. Yaprakların damarları arasında seni arıyorum. Serin serin akan deli çağlayanların her köpüğünde bir hayat iksirinin peşindeyim yıllardır. Hayallerin tüken
Ermeni katliamından 150 kişi kaçıp 30 ferdi ile kurtulabilen Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretlerinin mübarek oğlu, Kadıköy müftüsü Ahmet Mekki Efendi anlatıyor: “Ermeniler çok Müslüman kestiler o zaman. Hicret ederken gencecik kadınlar, çocuklar yürüyorlar. Dinlenmek yok, arkadan Ermeniler kovalıyor. Kadınla