“Aşkın pazarında canlar satılır
Satarım canımı alan bulunmaz”
Seni arıyorum gözlerimde parlayan ışıkların huzmesinde. Yaprakların damarları arasında seni arıyorum. Serin serin akan deli çağlayanların her köpüğünde bir hayat iksirinin peşindeyim yıllardır. Hayallerin tükendiği ıssız dağ başlarında izini sürüyorum yalnız ve sahipsiz gecelerde. Nerdesin diye sormayacağım. Senelerim sensiz geçse de, susuzluğumu suskunluğumla saklayacağım ey ab-ı hayat! Hasretindir ümitlerimi yaşatan, vuslatın değil. Gülün kan kırmızı utangaçlığında kaldı hülyalarım. Kana bulandı an be an.
Sana kavuşmak zor da değil kolay da. Bütün zorlular burada düğümleniyor işte. Her nerede olsan seninleyim ben. Yanındayken bile senden uzakta. Cismim cana değerse sonum olacak. Aydınlığın yakıyor cism ü canı. Pervane cesareti işte, körlük, delilik… Olmak için yanmak gerekmiş. Herkesi yakan nâr bana gül, güllerse nâr. Sen çöz bu kördüğümü ey yâr. Sana güçlük mü var? Bir bakışın ne kerametler, ne umutlar vaat eder, kaç bilen var.
Yanık sesimde hangi sırların gizlendiğini bir sen biliyorsun. Aramızda kalsın ne olur. İniltimi duyarsa ağyar, sonum olur bil. Bir sen kanadı kırık kuş, bir sen bil. Bir sen bil gülün yaprağını kanatan dikenin suçunu. Duyulursa âsumân titrer inan. Duyulursa fesada düşer cihan.
Akıl, hevâ yolunda güzele düşman. Güzel bütün heybetiyle karşımda her an. Her an sevdanın tecessümü yangın yeri. Ateşten oklar deler sinemi. Her okun ucunda bir cism ü can. Ey sevda, bir sensin bu yangından arda kalan! Sana yanar dokunan. Sana ulaşır yanan.
Neyse ki umutsuzların umudu, çaresizlerin çaresi var. Bî-kes’lerin kes’i var. Her dem yeniden doğan umutlar var. Bana inat seni arzulayan bir ben var. Böceklerin üstünde yıldızlar var. Bu sevdayı var eden bir var var. Hiçbir şey yok idi’den önceki var var. Madem ki O var ve madem ki O yâr başka neye gerek var?
İşte senin nazenin varlığın, O’ndan yadigâr. Her kuytuda gözyaşı, her köşede yitik canlar var. Gün gelir ardın sıra kaybolan canlar yine ona doğru kanat çırpar. O çırpınan kanadında unutma benim de bir hülyam var. Gönül telimi titreten ateş-i Sûzân var. Hicranınla pâre pâre olmuş nice bin can var. Her parede nice hakikat, nice de yalan var.
İşte hâli pür melalim. Meftun iken yıllardır ayak izlerine. Daha ne kadar tutunabilirim nurdan ellerine. Erir parmaklarım yavaş yavaş. Çek çıkar beni bu yangından diyemem. Senin yangınında bile nice ihsan var.
