Öz Gıda İş Sendikasının açtığı pankart dikkatimi çekti. “ÇAYKUR’a verilen sözler tutulsun” ne sözü verildi.
Pankartın önünde bir zamanlar Genel Müdürün makam şoförlüğünü yapan, Kız kardeşini İstanbul Paketlemeye yerleştiren Tevfik Hançeroğlu yer almakta.
Bir zamanlar genel müdürün kapısını açan, şimdi ise Genel Müdür karşısında ayak ayaküstüne atan Tevfik Hançeroğlu Çaykur işçilerinin emeklerinden, yevmiyelerinden, alın terlerinden beslenen kişi.
Ne söz verilmiş?
Aklıma gelen öyle bir söz yok, onların aklına gelen kendilerinin gündeme tutmaya çalıştığı çay sezonunda 6 ayın 3 ünü çalışarak geçiren çay işçilerinin kadro alması olmasın.

1 Mayıs Bahar ve işçi bayramında bu pankart ne alaka?
Dün makam şoförü olan, bugün ise makam şoförlüğü yaptıran Tevfik Hançeroğlu ve onun gibi düşünenlere sormam gereken çok soru var.
Hangi kafaya hizmet ediyorsunuz?
Çaykur sezonluk işçi alımı yaparken, sezonluk işçilere sezon işçisi olarak sözleşme imzalatmıyor mu?
120 gün geçmişte yıllarca büyüklerimiz Çaykur da sezonluk işçi olarak çalışmadılar mı?, bizim mi haberimiz olmadı, Çay yıl boyuna yayıldı da bizler sadece 3 kez topluyoruz.
Çaykur da Eylül sonu itibarı ile Çay alınıyor da biz mi bilmiyoruz. Ekim, Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs ayının ortasına kadar Çaykur ne kadar çay alıyor.
Bir sendikacı veya bilen biri çıksın açıklasın, bizde öğrenelim.
Şimdi onlara soruyorum,, Ağa babalarınız, sendika genel merkezlerinize daha çok kazandırmak için, Çaykur u soymaya mı kalkıyorsunuz.
Maalesef bugünleri çok arayacağız, Çaykur u ayakta tutan, satışını engelleyen önce Rahmetli Mesut Yılmaz, şimdi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’dır.
Allah fırsat vermesin, CHP iktidara gelir ise bugünleri çok arayacaksınız, Ne çaykur kalacak, ne işçi, ne de sizin 180 gününüz.
İşte o zaman kurum elden gittiğinde kurumu satın alacak olan kişiler 120 gün hesabı yaparak işçiye “ İşine gelirse” diyecek.
Kim yazdığım bu yazıya alınırsa alınsın, yarının gerçeklerini bu yazı değiştirmeyecek. Dün makam şoförü olan, bir fabrika da temsilci olan ve hileler ile baskılar ile sendikal hakkı eline alan Öz Gıda iş sendikası yarın aynı kuyuya düştüğünde, işte o zaman Hançerin kime saplanacağını görmüş olacağız, Karadağlar işte o zaman heyelanlı dağlar olacak.
Çaykur kimsenin babasının malı değil, Çaykur da bir de yönetim kurulu varmış, bunlar ne iş yaptığını merak ediyorum.
Geçmişte evlerde ışıkları kapatmayı unutmamak için “ Lüzumsuz ise söndür” yazıları olurdu. Çaykur Yönetim Kurulu da onlardan oluşan kişiler. Lüzumsuz kişiler. Çaykur un sırtından geçinen, sorsan fikir üreten, hiçbir işe yaramayan kişiler.
Bu kişiler Çaykur un sırtında yük olan, çaydan nemalanan maaş alan, hem de yüksek maaş alan kişiler.
Çaykur un başında Çayı iyi bilen, bölgeyi ve Çayı iyi yöneten bir ekip var, bunlara kimsenin akıl vermesine gerek yok, eğer onların aklı varsa kendilerine saklasınlar.
