Sosyal medyada bazen gözüme ilişen ilginç görseller oluyor. Üstü pasaklı, kirli, yırtık elbiseler ile restoranda giren bir vatandaşın üzeri kirli diye garson veya sorumlu kişi tarafından müşterilerin görselini bozmaması için dışarı atılıyor.
Gariban dostu bir garson dışarda ona yemek ikram ediyor, Sonra o pasaklı kişi elbiselerini çıkartıyor ve altından modern insan çıkıyor. Tabii firmanın sahibi ve onu dışarı atanı işten kovuyor.
Aklıma gelen” Elbisesi kirli olandan değil, düşüncesi kirli olandan korkmak gerek” yine “ Değer kumaşta değil, duruşta ve onun içindeki kişide olmalı”
Maalesef günümüzde kılık kıyafete bakarak insanlara değer veriyoruz. Altını, pırlantayı, yırtık bezede sarsan altındır, Çelik kasaya veya lüks kutuya da koysan değer kaybetmez.
Bizim anlayışımızda maalesef şık giyimli, kravatlı, yaka cebinde mendil, temiz ayakkabı giymiş kişiler itibar görmekte.
Peki, onu o hale getiren nedir?
Altını madenciler kirli elbiseleri ile yerin altından veya dere yataklarından çıkartırlar, vitrine girdiğinde değeri artar.
Takım elbiseli, şık giyinen insanları kimler o hale getirir, yine çalışanlar, o yırtık elbiseleri giyenler, çamurda, karda, kışta, elleri nasırlaşmış insanlar değil mi?
Kirlilik vücut göstergesi değil, kirlilik insan beyninde olmasın. Günümüzde beyninde kirlilik olan, hırsızlık, arsızlık, her türlü suça bulaşmış insanlarda temiz ve cakalı giyinebiliyor. Üstelik onların ağızları iyi laf ettiğinden hırsızlıklarını gizleyebiliyorlar.
Bugün ülkemizde son zamanlarda cezaevlerine girenlere bakalım, makam sahibi, kapısını açan şoförler, makamda sekreterler, gittikleri yerlerde kendilerine yalakalık edenleri görmedik mi. Peki bugün neredeler?
Keşke üstleri başları kirli olsa da, kirli ellerin, yırtık elbiselerin paralarını çarçur etmeselerdi. Kravat, şık giyinmek, lüks mağazalardan elbise giymek temiz olmak anlamına gelmiyor. Ruhun, vicdanın, beynin temiz olmalı.
El yıkanır, kirler dökülür, elbise yakınır temiz olur, ancak kimse ruhu temizleyemez, bugüne kadar ruhu temizleyecek bir deterjan çıkmadı.
Bir deterjan var; Silivri ve diğer cezaevleri, ama bu insan bozmaları orada da temizlenmez, onlar dışarıda yaptıklarını nasıl helal hale getireceklerini düşünürler. Ruhları, beyinleri kirli olanın asla temiz hale geleceklerini düşünmüyorum.
Elbisesi kirli olandan değil, düşüncesi ve yaptıkları kirli olandan insanların korkması gerek. Bu nedenle değer kumaşta değil, duruşta ve icraattadır.
