Lahana kafalar!
İstifa ediyorum, yakınlarımda istifa edecek, Artık bizim işimizi yapmıyorlar. Partiden akrabamla birlikte istifa edeceğim.
Bu kelimeleri çok duyuyoruz.
İşi yoluna gitmedi mi hemen insanlar başlarlar AKP ye veya CHP ye her hangi bir parti ise gerek kurumlar, gerekse Belediyelere giden vatandaşlar işleri yoluna gitmediğinde başlarlar” Ben sülalece size oy verdim. Benim işimi yapmazsanız sülalece, komşularım veya arkadaşlarım ile birlikte Partiden toplu istifa ederiz”
Bu kelimeleri çok duyuyoruz. İnsanlar kendi menfaatlerini, kendiişlerini aşıramadıkları zaman hemen tehdide başlarlar.
Bunun başka şekli de var;
Yolda trafik durdurdu, ya süratli gidiyorsun, ya evraklardan biri eksik, ya da telefonla konuşurken yakalandın, bunun dışında birde alkollü yakalandıysan, işte burada başlıyor tehdit:
Hele Rizeli ise “ Ben Cumhurbaşkanının komşusuyum, Milletvekili arkadaşım, onu arayayım mı?
Polis işini yapmaya çalışırsa, yanı ceza kesmeye veya aracı bağlamaya çalışırsa iş biraz daha çirkinleşmeye başlar.
Bu kez “ seni sürerim, ismini ver, yaka numaran kaç gibi sorular sorulmaya tehditler başlar.
Polis çok sakın, işini yapmaya çalışır, ama araç bağlanmaya başlarsa telefon ile sağı solu aramaya başlar.
Böylesine bir olaya şahitlik yaptım. O dönemde Hasan Karal AK Parti Rize milletvekili ve partide basın toplantısındayız.
Basın toplantısı sırasında bir vatandaş acele içeri girer, Karal Basın toplantısı olduğunu söylemesine rağmen vatandaş “ Benim çok önemli bir işim var” der.
Karal sorar “ Önemli olan ne”
Vatandaş “ Polis bana ceza yazdı, bunu hemen halletmen lazım”
Karal partiden birine ilgilenmesini söyler, vatandaş çıkar.
Basın toplantısı devam ederken Hasan Karal bir olayı anlatmaya başlar” Eşim, vali eşi, Belediye başkanının eşi İkizdere ye giderken, İyidere tüneli çıkışında polis araçları durdurur. Normal rutin kontrolde eşlerin bulunduğu araca biraz geç sıra gelince polis eşlerin bulunduğu aracı kontrol eder ve gönderir. Sonra o polisi Çamlıhemşin ilçesine sürdüm” dedi.
Adam işini yaptığı için geç eşlerin bulunduğu aracı kontrol ettiği için sürülmüştü.
Tabii aslı astarı yoktu. O akşam Tophane karakolu önünde arkadaşlarla otururken akşam saati idi ve bölge trafikte çalışan bir memur lojmana geldiğinde ona sordum.
Sizden Çamlıhemşin’e sürülen polis var mı dedim. Polis memuru bana “ Abi bizim Çamlıhemşin ilçesinde polis karakolu yok” dedi.
Hiç aklıma gelmemişti, Polise olayı anlattım onun üzerine bana “ O polis benim, araçlar vardı, bana kimse Valinin eşi arabada demediler, bende normal kontrolü yaptım. Sıra onlara gelince gönderdim” dedi.
Rize’de herkes Cumhurbaşkanı, kimse bakan, milletvekili değil, burada hizmet etmek hiç te kolay değil.
Hele vatandaşın işini yapmazsan tehditler başlar.. İSTİFA EDİYORUM….


