Normal hava elbette temiz olmalı, ama değineceğim hava günlük yaşantımızda aldığımız havadan farklı, nitekim Balon uçurtmuyoruz.
Temiz hava almak için Yaylalara da çıkmaya gerek kalmadı, artık soba kullanmadığımıza göre benim bahsettiğim hava insanın içinde olan hava, bu hava ciğerlere çekilen havadan farklı.
Hava sadece doğal hava değil, insanların bakış açısı, yanı insanın insanlara bakış açısı, makam, mevki değişebilir. Ama insanın içindeki insanlık duygusu değişmemeli.
Geçmişten günümüze çok sayıda, bürokrat, çok sayıda siyasetçi, çok sayıda iş adamı ile birlikteliğimiz, sohbetlerimiz, fikirlerimizi tartıştığımız anlar oldu.
Geçmişte sokaklarda el arabası veya üzüm kasalarının üzerinde kaçak sigara satan, mandal, Don lastiği, çorap, iç çamaşırı satarken, bugün iş adamı olan, o dönemlerde bizlere yalvararak “ Zabıta veya Polise söyle ekmek parası kazanıyorum, bir şey demesinler bana” diyenler, bugün kendilerini adam yerine koyarak, insanlara tepeden bakıyor ise, buna ne adamlık, ne insanlık denir.
Benim bahsettiğim kişiler kendilerini çok iyi biliyorlar.
Yine geçmişte yılda bir kez ayakkabı aldığında toz konmaması için çamura, suya basmayan, aynı elbiseyi günlerce giyen, dolmuşa para vermemek için yürüyen, şehre indiğinde simit ile açlığını gidermeye çalışan, bir arkadaşını gördüğünde görmemezlikten gelerek çay ısmarlamak isteyen kişilerden bahsediyorum.
Bugün her hangi bir makamda olabilirsin, her hangi bir partide üst seviyede olabilirsin, ama insan olamazsın.
Geçmişini unutan, yaşadığı günleri unutan, dostlarını, kendisine destek verenleri, hayata tutunmasına katkı verenleri unutan, kendisini yetiştiren, ona bir harf bile öğreten kişileri unutan ne insan olabilir, ne adam olabilir.
Maalesef “ Dün dündür, bugün bugündür” mantığı ile hareket edenler, yarın ne olacaklarını düşünmeli.
Bir söz vardır” Dere 40 yılda bir yatağını bulur”
Kimseye ne makam, ne mevki, ne koltuk kalmaz, bir gün gelir, Dere yatağı gibi insanlar laik oldukları yere gelirler.
Nice insanlar makam ve mevki sahibi oldu, yılların verdiği tanımlama ile geçmişte laiki ile görevini yapan Mesut Yılmaz bugün unutulmadıysa elbette nedeni var.
Nice isimler unutuldu, Mustafa Parlak, İsmet Sevimli, Mustafa Nazıkoğlu, Avni Kabaoğlu bunlar siyasetin içinde olan kişilerdi.
Unutulmayanlara baktığımızda benim unutamadığım bir ara Rizespor kulüp başkanlığı yapan, Adam gibi adam dediğim, Ahmet Akyıldız, Fehmi Ekşi ( Allah rahmet eylesin) Gazetecilerden üstadım, Yavuzer Tarlan, birlikte çalıştığım Eyüphan Azal, Ahmet Kayacık, Mehmet Tan, Salih Çamoğlu, Turgut Özdemir, Valilik Basın Müdürü değerli dostumuz Hamit Suyabatmaz, eski belediye başkanlarımızdan Bülent Koç, iş adamlarımızdan Hasan Külünkoğlu, eski CHP il Başkanı Turgut Karafazlı, çok sayıda isim saymak mümkün, tabii bunların yanında çok sayıda ismi unutulmuş, isimleri hatırlanmayacak olan bürokrat, siyasetçi, iş adamı da saymak mümkün.
Rize’de görev yapan valiler arasında Erol Çakır, Erdal Ata, Erol Zihni Gürsoy, Erdoğan Bektaş, Kemal Çeber gibi isimler saymak mümkün.
Tabii katkısı olmayan Ersin Yazıcı, Kasım Esen’i de sayabilirim, bunlar sadece başlıkta dediğim gibi Hava temiz olmalı, bu kişiler hava ile dolu isimler.
Elbette 16 vali ile çalıştım, hemen hemen hepsinin anısı bende var, benim aradığım iz bırakanlar, insanlara insan oldukları için değer verenler, kendilerine hava katmayarak aldıkları görevi yerine getirmek için çaba gösterenler.
Tabii bizim içimizde MİKROP yok mu, elbette sadece iş olsun, havam artsın düşüncesinde olan, mesleğini Şerefli yerine sonuna SİZ ekleyerek yapanlar var.
Kendilerini adeta adam yerine koymayanlara adamlık taslayanlar var, bu her meslekte gördüğümüz karaktersizlik, şahsiyetsizlik ve insansızlıktır.
İnsanlar geçmişlerini unutmamalı, yaşadığı koşulları, saygı ve sevgiyi unutmamalı, bunu unutuyorsa işte burada karaktersizlik ortaya girer.
