Esin BAYRAK
YRP Aylık il divan toplantısında ülke gündemi ve bölgede yaşanan olayları değerlendirdi.
Divan toplantısında konuşan İl Başkanı Mehmet Akif Zerdeci il divan toplantısında yapmış olduğu açılış konuşmasında; “Büyük bir heyecan ve sevinçle karşıladığımız, rahmet, mağfiret ve bereket dolu Ramazan Ayını uğurluyor, bir kez daha Ramazan Bayramını karşılamanın sevincini yaşıyoruz. Yüce Allah bu ayda yapmış olduğumuz ibadetlerimizi, dualarımız, tutmuş olduğumuz oruçları kabul eylesin.

Dünyada yaşanan gelişmelere ve milletimizin yaşamış olduğu sorunlara baktığımız zaman millet olarak zor günlerden geçmekteyiz. Yaşanan bu sorunların en önemli sebebi Milli Görüş ilke ve prensiplerinden uzak kalınması gerekli adımların atılmamasından kaynaklanmaktadır. Ülkemizin en önemli sorunlarının başında gelen ekonomide bir değişiklik olmamış, hükümetin açıklamasında bir sonraki sene daha iyi olacak söylemine rağmen aksine her yıl sorunlar artarak büyüyerek devam etmekte. Türkiye de emeklilerin %90 açlık sınırın altında maaş alıyor. Asgari ücret belki tarihte ilk defa açıklandığı sırada açlık sınırın altında olarak açıklanmış. Dolayısıyla Türkiye de halkın %45 i açlık sınırın altında. Bunların yanında çiftçi ve köylümüz de perişan durumda. Çiftçi ve Esnafın Durumu Yüksek girdi maliyetleri, düşük taban fiyatları, düşük destek ve teşvikler, yasal olarak tarıma ayrılması gereken payın çok altında pay ayrılması sebebiyle çiftçinin, köylünün yaşadığı sıkıntılar... Düşük süt fiyatları, zirai don olaylarında yeterli desteğin sağlanılmaması ve yine çiftçimizle köylümüzle beraber küçük esnaf... Bu iş yeri kiralarıyla, bu faiz oranlarıyla, bu döviz kurlarıyla, alım gücünün çok düşük olduğu bir piyasa dolayısıyla ayakta kalmaları mümkün değil. Son 5 yılda 620.000 esnaf kapısına kilit vuruyor. Türkiye’nin gerçekleri bu. İşsizlik Sorunu İşsizlik almış başını gitmiş. Geniş tanımlı işsizlik 10 milyonun üzerine çıkmış. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimiz 5,5 milyona yaklaşmış.
Cumhuriyet tarihinde en yüksek oranda özelleştirme, en yüksek seviyede borçlanma, en yüksek faiz ödemeleri ve en fazla sayıda cezaevi inşa etme bu dönemde gerçekleşmiştir” dedi.

“YÜKLÜ MİKTARDA FAİZLER ÖDENİYOR”
Zerdeci konuşmasında “Sadece devletin ödeyeceği faiz 2.7 trilyon lira. 60 milyar dolardan fazla bir para yapıyor. Bugüne kadar 598 milyar dolar faiz ödenmiş. Bu gidişle 2028 sonuna kadar ödenecek faizlerle beraber yaklaşık 850 milyar dolar faiz ödemesi ile tarihe geçecek. 2.7 trilyon lirayı 60 milyar dolardan fazla parayı faize verirsen, işçiye, memura, emekliye, çiftçiye, köylüye, küçük esnafa, işsiz gezen gençlerimize imkan kalmaz. Neden bu faiz canavarıyla muhatabız? 23 seneden beri Ak Parti hükümetleri iktidarda oldukları halde denk bütçeyi yapamadıkları için. Denk bütçe yapamadıkça borçlanıyorlar. Borçlandıkça da bu faizi ödemek mecburiyetinde kalıyorlar. Milli Görüş’ün çözümü bellidir. Merhum Necmettin Erbakan Hocamızın uyguladığı model ortadadır. Bu modelin adı: Denk bütçe. Yani; Devlet geliri kadar harcar, borçlanmaya mecbur kalmaz, faize mahkûm olmaz. Faize giden kaynaklar millete gider. Millî Görüş’ün hedefi : • Üretim ekonomisini kurmak • Adil paylaşımı sağlamak • Emekçinin hakkını korumak • Çiftçinin üretimini desteklemek • Sanayiyi geliştirmek • Gençlere iş imkânı sağlamak olmuştur” dedi.
“MİLLET İYİSİNİ HAK EDİYOR
Mehmet Akif Zerdeci konuşmasında “Çünkü güçlü bir Türkiye ancak üretimle mümkündür. Biz inanıyoruz ki bu millet çok daha iyisini hak ediyor. Ülkemizin kaynakları yeterlidir. Bunu kaynak paketleri kitabımızda ortaya koyan ve bunu kamuoyuyla paylaşan bir partiyiz. Yeter ki bu kaynaklar doğru yönetilsin, israfa gitmesin, faize gitmesin, imtiyazlı kesimlere aktarılmasın. İnşallah hep birlikte daha adil, daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye’yi kuracağız. Biz Millî Görüş ruhuyla geleceğiz. Önce imtiyazlar anlayışı yerine önce millet, önce ezilenler, önce mazlumlar anlayışıyla geleceğiz Ve bu milletin yüzünü bir kez daha Millî Görüşle, bir kez daha refahla güldüreceğiz inşallah.
Kıymetli Milli Görüşçüler, Bugün İslam dünyasında yaşanan olaylar hemen yanımızdaki İslam ülkelerinin emperyalist işgalci siyonist güçler tarafından işgal edilmesi, insanlık tarihinin gördüğü en büyük katliamlarının yaşanması karşısında İslam Alemin sessizliği çok manidar bir durum. Bugünleri çok önceden gören her fırsatta bunu haykıran yüksek feraset sahibi merhum liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın ne kadar haklı olduğunu görüyoruz. 1990 Körfez Savaşı sırasında daha o günlerde dedi ki: “Bu iş Irak’la başlayacak, arkasından Suriye’ye, sonra İran’a ve Allah vermesin sıra Türkiye’ye gelecek.” Yıllar önce yine şöyle demişti: “Bir gün Suriye’de savaş olursa bilin ki asıl hedef Türkiye’dir.” 2011 yılında, vefatından kısa süre önce Arap Baharı olayları yeni yeni başlarken şöyle dedi: “Bu olay Arap Baharı değildir. Bu olay Siyonizmin yeni dönemdeki kadro değiştirme operasyonudur.” Dedi.
“HOCAMIZ BÖLGEYİ İYİ ANALİZ ETMİŞTİ”
Zerdeci konuşmasında “ O yılları hatırlayın. O dönemde birçok kişi Arap dünyasında demokrasi geliyor diye büyük bir sevinç içindeydi. Ama Erbakan Hocamız olayların nereye gideceğini ferasetiyle görmüştü. Bugün geldiğimiz noktada: • Mısır • Libya • Yemen • Sudan • Suriye • Irak • ve bugün İran yaşananları gördüğümüzde Erbakan Hocamızın ne kadar haklı olduğunu bir kez daha görmekteyiz. Siyonizm ve Ortadoğu Bugün Venezuela’dan sonra sıra İran’a gelmiş durumda. Terbiye edilmemiş bir aygır gibi nerede güç bulursa orayı tepmeye çalışıyor. Hak, hukuk, Birleşmiş Milletler, insan hakları, kural, kanun hiçbirini düşündüğü yok. Bugün Gazze de olduğu gibi İran’da ilkokul çağındaki kız çocukları, hastaneler, yeni doğan bebekler bombalar altında hayatını kaybediyor. Bu vesileyle kardeş İran halkına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Bu noktada Türkiye’nin güçlü olması gerekir. Türkiye’nin dirayetli olması gerekir. İsrail ve yandaşları olan ırkçı emperyalist güçler hocamızın tabiriyle “ laftan anlamaz ancak güçten anlar” sözünü bugün görüyoruz. Erbakan Hocamız bugünleri görerek hayatı boyunca her alanda tam bağımsız güçlü lider bir Türkiye için mücadelesini yapmıştır. 70’li yıllarda ağır sanayi hamlesi, nitelikli ahlaklı nesiller yetiştirmek için manevi kalkınma hamleleri, İslam Birliği projesi olan D-8’ lerin kurulması en önemli adımlardandır. İslam Birliği Vizyonu Erbakan Hocamız D-8’i kurdu. Eğer 1997’den bugüne kadar Milli Görüş iktidarı devam etseydi, bugün D-8 çoktan D-60 haline gelmiş olacaktı. Ve bugün: • Gazze’de • İran’da • Suriye’de • Yemen’de • Sudan’da yaşanan zulümleri konuşmuyor olacaktık. Milli Görüş hükümetlerinde bu güçler karşısında boyun bükmeyip büyük bir cesaretle dik durarak gereken eylemler yapılmıştır. Kıbrıs Barış Harekâtında Erbakan Hocamızın en önemli özelliklerinden biri cesaretiydi. Kıbrıs Barış Harekâtı, Amerika ve İngiltere’nin tehditlerine rağmen yapılmıştır. “Kuvvet ve kudret sahibi Cenabı Allah’tır.” diyerek harekât emrini vermiştir. İncirlik Üssü Kararı Amerika Türkiye’ye ambargo uygulayınca şöyle demiştir: “Siz bize ambargo uygularsanız biz de İncirlik Üssü’nü kapatırız.” dedi ve İncirlik Üssü’nü kapattı. İncirlik Üssü tarihte ilk defa Erbakan hocamız tarafından kapatılmıştır. 54. Hükümette Amerikan Büyükelçisi geldi, Amerikan askerlerine dokunmayın çekiç gücü çıkarmayın dedi. Erbakan hocamız kahvesini içirip gönderdi ve gittikten sonra tam tersini yaptı: Amerikan askerlerini Türkiye’den kovdu. Millî Görüşün Emaneti Siyaseti ibadet olarak yapanlar bu adımları atabilirler. Dünyacı siyaset yapanlar Bu adımları atamaz. Ahiret öncelikli siyaset yapanlar bu cesareti gösterebilir ki işte Erbakan hocamız böyle bir insandı. Erbakan hocamız o meclis kürsüsünde çıktı ve “Bana ne Amerika’dan? Bana ne Amerika’dan?” diye kükredi. Allah gani gani rahmet etsin. Amerikan Büyükelçisi’nin “İran’la ticaret yapmayacaksınız” uyarısına rağmen ilk yurt dışı ziyaretini İran’a yapıp İran’la 2,5 milyar dolarlık doğalgaz anlaşmasını imzalayarak, “Bana ne Amerika’dan” sözünün gereğini yerine getirmiş oldu. Allah binlerce kez razı olsun. Bugün bizler de ondan almış olduğumuz emaneti taşıyarak, inşallah ikinci 40 yılda iktidara yürüyeceğiz. Erbakan hocamızın bu icraatlarında ve söylemlerinde hayat bulan, vücut bulan Milli Görüş’ün manevi mirasını layıkıyla taşıyacağız ve Erbakan hocamızın gösterdiği hedefler olan yaşanabilir bir Türkiye, yeniden büyük Türkiye ve yeni bir dünya hedefine siz milli görüşçülerle ve aziz milletimizle birlikte ulaşacağız inşallah. “ dedi.
