Mustafa BAYRAK
Türkiye Emekliler Derneği Başkanlar Kurulu, 2–3 Nisan 2026 tarihlerinde Ankara’da, Genel Merkez Toplantı Salonu’nda toplanarak çeşitli konularda uyarılarda bulundu.
Rize Emekliler Derneği Başkanı Recep Ali Derman yapılan toplantıda ülke gündemi ve emeklilerin durumunun değerlendirildiğini belirterek “ Toplantıda dünyada ve ülkemizde yaşanan gelişmeler kapsamlı biçimde değerlendirilmiştir. Ülkemizin çevresi giderek artan gerilimlerin yaşandığı bir coğrafyaya dönüşmektedir. Ortadoğu’da süren çatışmalar ve siyasi müdahaleler, yalnızca bölgesel istikrarı değil, küresel barışı da tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır. Bölgemizi adeta bir ateş çemberine çeviren savaşların sona ermesi gerekmektedir. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in uluslararası hukuk önünde hesap vermesi gerektiği vurgulanmıştır. Başkanlar Kurulu toplantısında ülkemizin sorunları kapsamlı olarak değerlendirilmiş; fiyat artışları karşısında emeklilerin geçim koşullarının giderek zorlaştığı vurgulanmıştır. Çarşı ve pazar fiyatlarıyla uyumlu olmayan TÜFE artışları, emekli aylıklarını eritmeye devam etmektedir. Emekli aylıklarının geçim özelliğini yitirdiği gerçeği dikkate alınarak seyyanen zam yapılması gerektiği ifade edilmiştir” dedi.
“Emekliler ciddi kayıplar yaşadı”
Derman toplantıda “mevcut aylık hesaplama sistemi nedeniyle emekli aylıklarında ciddi kayıplar yaşandığı vurgulanmıştır. 11–12 bin lira düzeyinde kök aylık bağlanmasının sosyal güvenlik sisteminde karşılığı olmayan bir uygulama olduğu ifade edilmiştir. Bu nedenle aylık hesaplama sisteminin değiştirilmesi, en az aylık ödemesi yerine 2000 yılı öncesinde olduğu gibi asgari aylık hesaplama kurallarına dönülmesi ve emekli aylıklarının asgari ücretin altında olmaması yönündeki taleplerimiz öncelikli olarak belirlenmiştir” dedi.
“Taleplerimiz var”
Derman alınan kararlarda “ 4447 ve 5510 sayılı Kanunlarla getirilen aylık hesaplama kuralları, eşitliği bozmuş ve emeklileri toplumun en yoksul kesimlerinden biri haline getirmiştir. Hükümet bu gerçeği görmeli; tek bir sistem üzerinden, eşitliği esas alan yeni bir aylık hesaplama düzeni oluşturulmalıdır. Eşitsizliklerin giderilmesi için intibak yapılmalı ve her emekliye hak ettiği aylık ödenmelidir. Emekli aylıklarının hesaplanmasında daha adil ve sürdürülebilir bir sisteme geçilmelidir. Uzun yıllar çalışılarak kazanılan emeklilik hakkı zayıflatılmamalıdır. En az aylık uygulaması kısmen bir iyileştirme aracı olsa da prim kazancı ve prim ödeme gün sayıları farklı olan kişilere aynı aylığın ödenmesi, sistemin dengelerini bozmuştur. Ülkemiz, doğal kaynakları ve insan gücü bakımından önemli bir potansiyele sahiptir. Ancak esas olan, bu kaynakların doğru ve verimli biçimde yönetilmesi; ekonomik, sosyal ve hukuksal politikaların toplum refahını önceleyen bir anlayışla belirlenmesidir. Tarım sektörüne verilen desteklerin yetersiz kalması gıda fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Gıda güvenliğinin dünya genelinde enerji kadar stratejik bir önem kazandığı bu dönemde, çiftçilerimizin artan maliyetler karşısında yeterince korunamaması ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Bu nedenle tarımı güçlendiren ve üretimi destekleyen politikalar öncelikli hale getirilmelidir. Emekliler, harcamaları üzerinden ödedikleri dolaylı vergiler nedeniyle gelir kaybına uğramaktadır. Vergi iadesinin yerine getirilen ve yüzde 4 ile yüzde 5 arasında değişen ek ödeme oranları yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle ek ödeme oranları tek kalem halinde yüzde 10’a yükseltilmelidir. Çalışma hayatı boyunca sağlık primi ödeyen emeklilerimiz, sağlık hizmeti aldıklarında çeşitli adlar altında katkı payı ödemek zorunda bırakılmaktadır. Yüzde 12 oranında sağlık primi ödeyerek emeklilik hakkı kazanan vatandaşlarımızın, sağlık hizmetlerinde alınan katkı paylarından muaf tutulması gerekmektedir. Emeklilere ödenen bayram ikramiyeleri kalıcı bir artış sistemine bağlanmalıdır. Derneğimiz, bayram ikramiyesinin en az aylık ödemesine endekslenmesini talep etmektedir. Bu kapsamda 2026 yılı için bayram ikramiyesinin 20.000 TL olarak belirlenmesi gerekmektedir. Emeklilerin doğalgaz, elektrik, su ve telefon faturalarından KDV ve ÖTV alınmamalıdır. Evi olmayan emekliler için uygun ödeme koşullarıyla özel konut projeleri geliştirilmelidir. TOKİ projelerinde emeklilere ayrılan kontenjan yüzde 50’ye çıkarılmalıdır. Geliri TÜİK tarafından belirlenen asgari geçim standardının veya asgari ücretin altında kalan emeklilere kira desteği verilmelidir” dedi.
