Özel Haberler
27 Aralık 1939 tarihinde Erzincan’da 7.9 şiddetinde deprem meydana gelmiş, 52 saniye süren depremde 32.962 kişi ölmüş ve 100.000 kişi de yaralanmıştır. Bu tarihte Erzincan savcısı bulunan Rizeli İzzet Akçal, o cidden müşkül ve ağır şartlar altında parlak bir vazife imtihanı vermiş ve ismini duyurmuştu. Bizzat kendisi de felâkete uğrayan, evi yıkılan, çoluk çocuğu açıkta kalan Akçal, şartların ağırlığı altında ezilmemiş ve büyük bir vazife ve mesuliyet hissiyle ortaya atılmıştı. Aralarında katiller, eşkıyalar ve azılı hırsızlar bulunan ve cezaevinin de yıkılmasıyla serbest kalan mahkûmları teşkilatlandırmış ve bu sayede felâketzedelerin imdadına başarılı ve hızlı şekilde koşulmasını sağlamıştı.
"Bugün çalma tulumcu içimi hüzün sardı ,Ah Emin ağabeyim karayemiş kokardı"
Oktay Çevik'i hangi yönü ile anlatmak gerekir bilemiyoruz doğrusu, O dönemlerde futbol oynayan, antrenör olan, yönetici olan, taraftar olan kime sorarsak soralım hep aynı cevabı alıyorduk. "Boyunun kısalığına bakmayın topa öyle bir çıkışı vardı ki." Müthiş bir tekniği ve hava hâkimiyeti varmış. Bunun nedenini Oktay Çevik, okul yıllarında oynadığı voleybol ve basketbola bağlıyor.
Deniz Gezmiş’in Rizeli kader arkadaşı Cihan Alptekin
ROMANLARA KONU OLACAK ŞEHİR RİZE
-Rize’nin en eski sanayi sitesi olan eski sanayi sitesi tarihin sayfalarına yerini aldı.
Mehmet Ali Güven, soyadı gibi güven veren bir insandı. Verdiği hizmetlerde maddiyatı hep geri planda tutardı. Kendisini öylesine yetiştirmişti ki ihtisası olsun olmasın her türlü hastalığa bakardı. Siyasi bir kimliği olmasına karşın hastalara, insanlara asla partizanca yaklaşmazdı. Geniş bir kütüphanesi vardı. Kitapları insanların kullanımına, faydasına açardı.














