Çaydan gelen lifler, tarımın geleceğine dönüşüyor. ÇAYKUR’un geliştirdiği Çaykopit, ithal kokopite yerli alternatif olarak Türkiye’nin dövizini ülkede tutmayı, tarımsal atıkları ekonomiye kazandırmayı ve sürdürülebilir üretimi güçlendirmeyi hedefliyor.
Türkiye’nin çay başkenti Rize, bu kez yalnızca çayı ve zengin gastronomisiyle değil, tarımsal atıkları ekonomik değere dönüştüren yenilikçi bir projeyle de dikkat çekiyor. ÇAYKUR’un geliştirdiği Çaykopit, çay işleme sürecinde ortaya çıkan lifli atıkları modern tarımın önemli girdilerinden birine dönüştürerek hem çevreye hem de ülke ekonomisine katkı sunabilecek stratejik bir yerli üretim modeli ortaya koyuyor.

İthal ürüne yerli alternatif, Döviz Türkiye’de kalacak
Modern seracılıkta, fide üretiminde ve süs bitkileri yetiştiriciliğinde kullanılan cocopeat (kokopit), Hindistan cevizi liflerinden üretiliyor. Türkiye’nin bu alandaki ihtiyacının ithalat yoluyla karşılanması, tarımsal üretimde dışa bağımlılık oluştururken ülke kaynaklarının da yurt dışına çıkmasına neden oluyor.
ÇAYKUR’un Çaykopit projesi, tam da bu noktada devreye giriyor. Çay üretiminden geriye kalan liflerin özel işlemlerden geçirilmesiyle geliştirilen yerli yetiştirme ortamı, ithal cocopeat ürününe alternatif olmayı hedefliyor.
ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim’in “Yurt dışına giden o dövizleri Türkiye içinde tutmak” hedefiyle özetlediği proje, yerli kaynaklarla ithalatı ikame etme yolunda önemli bir potansiyel taşıyor. Ürünün ticarileşmesi ve yaygın biçimde kullanılmasıyla birlikte, ithal yetiştirme ortamlarına ayrılan kaynağın azaltılması ve Türkiye’nin tarımsal üretimde kendi imkânlarından daha fazla yararlanması amaçlanıyor.
Türkiye, seracılıkta dünyanın önde gelen ülkelerinden biri. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Türkiye, örtü altı tarım alanı büyüklüğünde dünyada dördüncü, Avrupa’da ise İspanya’nın ardından ikinci sırada yer alıyor. Seracılık alanındaki büyüme de sürüyor: 1995’te yaklaşık 363 bin dekar olan toplam örtü altı tarım alanı, 2024’te 776 bin dekara ulaştı. Aynı dönemde plastik sera alanı yüzde 317 arttı.
Bu büyüme, topraksız tarımda kullanılan yetiştirme ortamlarına olan ihtiyacı da artırıyor. Bunların başında, Hindistan cevizi kabuğunun lifli kısmından elde edilen ve bitki köklerinin gelişimini destekleyen kokopit geliyor. Hindistan cevizi üretiminin yoğun olduğu ülkelerden ithal edilen kokopit, Türkiye’deki seracılık sektörü için önemli bir girdi.
Çaykopit, bu ithal girdiye yerli bir alternatif geliştirerek her yıl yurt dışına ödenen dövizin Türkiye’de kalmasına, tarımsal atıkların katma değerli bir ürüne dönüşmesine ve döngüsel ekonominin güçlenmesine katkı sağlayabilir.
Çay atığı değil, geleceğin hammaddesi!
ÇAYKUR Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde yürütülen ön denemelerde Çaykopit ile kabak, fasulye ve domates yetiştiriciliği gerçekleştirildi.
Yapılan denemelerde bitki gelişimi gözlemlenirken domates fidelerinden meyve de elde edildi. Proje kapsamında serada gerbera ve domates yetiştiriciliğine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi yürütücülüğünde; ÇAYKUR Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Ankara Üniversitesinin iş birliğiyle yürütülen çalışmalarla ürünün standardizasyonu ve ticarileştirilmesi hedefleniyor.
Çaykopit; sebze yetiştiriciliğinden fide üretimine, süs bitkilerinden saksı harçlarına ve peyzaj uygulamalarına kadar farklı alanlarda kullanılabilecek yerli bir tarımsal girdi olma potansiyeli taşıyor.
