Nurbay USTA/ŞAVŞAT
Şavşat Dernekleri Federasyonu Başkanı Mustafa Faruk Altun, Sahara Tüneli ve Şavşat–Artvin karayolu üzerindeki yıllardır çözülemeyen sorunlara sert sözlerle tepki gösterdi.
Altun, “Bu yol kader değildir; bahanelerle bir ilçenin geleceği çürütülüyor. Siyasi irade artık sorumluluk almak zorundadır.” dedi.
Türkiye’yi Kafkaslara, Doğu Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan Artvin–Şavşat karayolu, özellikle kış aylarında artan çığ tehlikesi, yol kapanmaları ve yola düşen kaya parçaları nedeniyle her yıl yüzlerce insanın hayatını riske atıyor. Yolun sık sık kapanması nedeniyle Şavşatlılar, hastane hizmetleri için çoğu zaman Ardahan Devlet Hastanesi’ne, uçuş ihtiyaçlarında ise Kars Harakani Havalimanı’na yönelmek zorunda kalıyor. Bu tablo, bölgenin ulaşım açısından ne kadar kırılgan bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Geçtiğimiz gün bir kamyonun üzerine düşen çığın büyük bir faciayı kıl payı önlemesi, yıllardır çözülemeyen altyapı sorunlarını yeniden gündeme taşıdı.
“Her gün ölümle yaşam arasında gidip geliyoruz”
Başkan Altun, Sahara Geçidi’nin artık sıradan bir karayolu olmanın ötesine geçtiğini belirterek:
“Her çığda, her yol kapanmasında, her kazada Şavşat halkı şansa bırakılıyor. Bu yaşananlar kader değil; açık bir ihmalin sonucudur. Dün yaşanan çığ, bu yolun ne kadar riskli olduğunu bir kez daha göstermiştir.” dedi.
“20 yıldır alkış toplayan bir proje, bir santim ilerlemedi”
Altun, Sahara Tüneli’nin her seçim döneminde gündeme getirildiğini ancak somut bir ilerleme sağlanamadığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Ovit, Zigana ve Karadeniz’in birçok noktasında dev projeler tamamlanırken, Sahara Tüneli hâlâ dosyaların arasında sıkışmış durumda. Teknik bir engel yok. Eksik olan yalnızca siyasi iradedir.”
“Araç sayısı az” gerekçesi tepki çekiyor
Tünelin yapılmaması için öne sürülen “araç sayısı az” iddiasını kabul edilemez bulan Altun:
“Daha küçük ilçelere yapılan tüneller ortada. Oradaki araç sayısı mı çoktu? Bir ilçenin can güvenliği araç sayısıyla mı ölçülüyor? Sorun zaten yolun tehlikeli ve yetersiz olmasından kaynaklanıyor. Bahane değil, çözüm üretilsin.” ifadelerini kullandı.
“Firma bırakmıyor” açıklaması devlet ciddiyetiyle bağdaşmıyor
Şavşat–Artvin yoluna ilişkin, “firma bırakıyor, iş yapmıyor” şeklindeki söylemlerin kamuoyunda güvensizlik yarattığını belirten Altun: “Devlet isterse ihaleyi iptal eder, yükleniciyi değiştirir, yeni ihale açar. ‘Firma istemiyor’ gibi gerekçeler devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz.
Bu açıklamalar vatandaşın aklıyla alay etmektir.” dedi.
“Yusufeli’nde su altında kalacağı bilinen tüneller yapıldı; Şavşat’a gelince duruldu”
Altun, Yusufeli Barajı yapılırken su altında kalacağı bilinen tünellerin dahi tamamlandığını hatırlatarak:
“Aynı devlet, aynı bakanlık Yusufeli’nde olağanüstü çalışmalar yürüttü. Peki Şavşat neden bekletiliyor? Baraj kotu belli, güzergâh belli. Bu artık teknik değil, siyasi bir tercihtir.” diye konuştu.
“Bir can daha mı gitmeli?”
Başkan Altun, sözlerinin sonunda Şavşat halkının sabrının tükendiğini belirterek sert bir çağrı yaptı:
“Artık yeter! Her kış aynı çileyi yaşamak zorunda değiliz. Bir can daha mı gitmeli ki bu tünelin önemi anlaşılsın? İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı.”
Hükümete ve ilgili kurumlara açık çağrı
Altun, hükümete, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na ve Karayolları Genel Müdürlüğü’ne şu çağrıda bulundu:
“Sahara Tüneli acilen yatırım programına alınmalı; Şavşat–Artvin yolu üzerindeki tüm süreç şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmalıdır. Bu bölge halkı cezalandırılamaz, kaderine terk edilemez.”
“Bu sadece yol değil, Şavşat’ın geleceğidir”
Altun açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Sahara Tüneli yalnızca bir ulaşım projesi değil; Şavşat’ın geleceği, güvenliği ve kalkınmasıdır. Bu ihmalin sorumluluğu artık ertelenemez.
Ayrıca, tünel projesinin bölgenin eşsiz doğasına saygı gösteren bir anlayışla, bilimsel ÇED raporuna tam uygunluk içinde hayata geçirilmesi en temel beklentimizdir.”
