SON DAKİKA

Susma, susturulma!

Özlem ÇETİN
Özlem ÇETİNcetin.ozlem@hotmail.com
Tek Bayrak Gazetesi Yazar
Bu makale 06 Temmuz 2018 Cuma 09:16 'de eklendi ve 228 kez görüntülendi.

Çocukları koruyamıyoruz. Hayvanları koruyamıyoruz. Kültürümüzü, değerlerimizi koruyamıyoruz. Vicdani duygulara sahip çıkamıyoruz. Peki, biz ne yapıyoruz neyi koruyup sakınabiliyoruz?

Tek yaptığımız kendimizi sorumlu gördüğümüz sosyal medya hesaplarından seslenmek. Üç beş gün profil karartıp biraz sonra diğerleri gibi rafa kaldırıp pek nadir zamanlarda hatırlayınca ah vah etmek.

Ne edilir ne yapılır sorusuna birden çok cevap var. Yeter ki uygulama olsun. Çocuk istismarı katilini niye alıp hapse atıyoruz ki? Belki de ömrümde hiç görmediği ya da göremeyeceğiniz mahlûk sokakta bisiklet süren bebeğiniz alıp kaçırsın, diyecek sıfat bulamadığım bu insan müsveddesi çocuğunuza olmadık şeyler yapsın sonra da tek kişilik hücrelerde yatsın dursun.

Mahlûk için, Allah aşkına biri söylesin! Hücrede yatmış, ömrü billah hapisten çıkamamış bundan bize ne? Hele ki vahşice katledilen çocuğun ailesine annesine babasına ve çocuk sahibi olan milyonlarca aileye nasıl bir açıklamadır bu.

 Elinde adli tıp raporları olan bir babanın tek tek, satır satır okuduğu kağıdın ardından çıkıp şöyle bir açıklama yaptığınızı düşünün: Başınız sağ olsun, çok zor ama çocuğunuzun katili hapislerde çürüyecek. Bu nasıl adalet demez mi der, daha neler der de duymak lazım her şeyden öncesi anlamak empati kurmak ve ona göre bir çözüm, uygulama lazım.

 Hep diyoruz birileri bu işe el atmalı. Bakanlık kimyasal hadım denen tıbbi bir uygulamadan söz ediyor…

 Ve son günlerde de tartışmalı olan bu durum akademisyenler, TV programcıları tarafından harıl harıl tartışılıyor. Birçoğunun ortak fikrine bakarsak bunun bir çözüm ve caydırıcılık yanının olmadığı noktasında. Şayet ben de öyle düşünüyorum. Çocuk katilleri, hayvan tecavüzcüleri, vatan hainleri noktasında tek bir çare var o da idam.

 Gelsin. Halk destekliyor, birçok parti, sendika, sivil toplum örgütleri, kanaat önderleri hepsi hepsi destekliyor. Peki, neyi bekliyoruz?

Neyi seçiyoruz. Şu mu olsun, bu mu olsun? Bu konudaki çözüm gayet net ve de açık. Kimyevi hadım mı biyolojik hadım mı o mu bu mu...

 Halk bunun cevabını da çözümünü de çoktan verdi, kararını kıldı. Gerisi mecliste…

 Eylül ve Leyla’nın vahşice katledilmesinin ardından gündem yaptırımlar konusunda tartışmaya giderken birçok akademisyen ve kuruluş; çocuk sahibi ailelere önemli notlar paylaştı.

Mesela. İlk olarak ailelerin çocukları adım başı takip etmesi gerektiği.

Birinci kural bu…

Çocuklarınız kimle konuşuyor, kimle arkadaş? Sokağa çıktığında takipte miyiz? Bir durumla karşılaştıklarında susmak çekinmek yerine anlatmayı konuşmayı ve onları dinlemeyi biliyor muyuz? Kendi mahremiyetleri konusunda karşı taraftan gelen bir harekete karşı ne yapması gerektiğini öğretiyor muyuz? İstenmedik bir durumda karşı çıkmayı, güvenlik güçlerinden yardım istemesini biliyor mu? Acil numaraları ezberlettik mi? Yabancılara karşı olumsuz bir durumda sert bir şekilde reddetmesi gerektiğini ve uzaklaşması durumda ne yapması gerektiğini anlattık mı?

 Anlatalım, defalarca anlatalım. Uyaralım. Özgüvenlerini kırmak yerine destekleyelim. Kim olursa olsun sarılmak, öpmek veya başka bir yaklaşımda bulunmak istemiyorsa çocuklarımıza ısrar etmeyelim. Arka planda yaptıkları davranışları bire bir kendimiz konuşalım. Başkalarının yanında kimliğini sorgulayıp bağırıp özgüvenlerini incitmeyelim.

 Çocuklarımızı korumak sağlam bilinçli bireyler oluşturmak adına taşın altına elimizi koyalım. Bu konuda hiçbir türlü taviz vermeyip onların sağlıklı birer birey olması yönündeki taşları bir olup birer birer temizleyip uzaklaştıralım.

 

 

 

 

 

POPÜLER FOTO GALERİLER

POPÜLER VIDEO GALERİLER