SON DAKİKA

Kasım 1938

Özlem ÇETİN
Özlem ÇETİNcetin.ozlem@hotmail.com
Tek Bayrak Gazetesi Yazar
Bu makale 11 Kasım 2018 Pazar 06:17 'de eklendi ve 84 kez görüntülendi.

‘İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!’

Mustafa Kemal Atatürk

Bizden biridir

Cumhuriyetin on ikinci yıldönümü; tabi ki büyük bir hazırlık içinde bir millet, şimdiki kutlamalardan çok uzak bir şekilde; 29 Ekim kutlamaları için düzine düzine pankartlara yazılacak listeler oluşturulmuştu. O sıralarda Atatürk, eline geçen bu listeyi, uzunca incelemiş; kalemi eline alıp listedeki birçok cümlenin üstünü çizmiş ve altına bir cümle yazıp listeyi yerine bırakmıştı. Ardından gelip listeye bakanlar Atatürk en büyüğümüzdür, en yücemizdir cümlelerini karaladığını, altına ‘Atatürk bizden biridir’ sözünü yazdığını görmüşlerdir.

Mehmetçik ağlamaz

Samsun’a çıktığı zaman postalları patlamış üstü başı yırtık silahsız bir erin ağladığını gören Atatürk askere yanaşarak neden ağladığını sormuştu. Bu sesi tanıyan er başkomutanı selamladı ve hükümetin onu terhis ettikten sonra düşmanın yurdu bastığını ve dolayısıyla silahını aldığını ve de bu yüzden ülkesini savunamadığı için kahrolduğunu söyledi. Erin omuzuna elini koyan büyük önder ‘ Üzülme çocuğum gel benimle, Mehmetçik ağlamaz’ dedi ve o gün Samsun deposunda giydirip silahlandırdığı Mehmetçik; yanına aldığı ilk er oldu.

Vatanım temizdir

Kral Edward bir vakit İstanbul’a gelir ve deniz motoruna binerek Dolmabahçe rıhtımına yanaşır. Bu sırada Atatürk onun, rıhtıma yanaşmasını beklemektedir. Denizin dalgasından karaya çıkmakta zorlanan Edward, yerden destek alarak motordan ayrılmak ister. O esnada Atatürk durumu fark eder ve yardım etmek için elini uzatır. Bu durum karşısında Kral Edward tozlanan elini silmek ister fakat Atatürk müsaade etmeyip ‘Yurdumun toprağı temizdir elinizi kirletmez diyerek Edward’ın elini silmesine müsaade etmeyip kendisini rıhtıma çıkarır.

Kahraman Türk Kadını

Mustafa Kemal Atatürk, istasyonda şehre doğru yürürken onu görmek isteyen insanların etrafını çevirdiğini görüp onları selamlıyordu. O esnada milli mücadeledeki giysili bir kadın gözyaşları içinde Atatürk’e ağlayarak selam verdi ve yere kapandı. Atatürk kadını yerden kaldırmak için eğildiğinde kadın, Atanın kulağına Kurtuluş Savaşı’nda cephede çarpışmış olan Adile Çavuş olduğunu söyledi. Gözleri yaşlarla sulanan Mustafa Kemal, kadını yerden kaldırıp şöyle dedi ‘ Kahraman Türk kadını sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın!’

10 Kasım

Ve sene 10 Kasım 1938…

Bütün bir ülke Atatürk’ün ölüm haberiyle yasa bürünüyordu. Atatürk’ün İstanbul Üniversitesi de haberi duymuş olmanın üzüntüsü içindeydi. O yıllar hukuk fakültesinde profesörlük yapan Alman akademisyen koridor boyunca bir aşağı bir yukarı giderek derse girip girmemesi konusunda tereddüt yaşıyordu. Bir süre bekledikten sonra durumu rektöre bildirip ne yapılması gerektiğini danışmak istedi. Rektörün yanına gitti ve rektöre

‘Efendim, karasızım. Acaba ne yapsam?’  diye sordu.

Rektör, 'Sizde büyük bir adam ölümce ne yaparlarsa, onu yapın’ dedi ve Alman profesör kollarını iki yana sarkıtarak:

''Bizde bu kadar büyük bir adam ölmedi ki’ diyerek ikili arasındaki uzun bir sükûnetin başlamasına sebep oldu.

 

POPÜLER FOTO GALERİLER

POPÜLER VIDEO GALERİLER