SON DAKİKA

GEÇ GELEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR!

Bircan Şakir ÇELİK
Bircan Şakir ÇELİKbircansakir53@gmail.com
Bu makale 06 Mayıs 2019 Pazartesi 17:10 'de eklendi ve 168 kez görüntülendi.

Takipçilerim benim yazın tarzımı bilirler. Genellikle üç bölüm halinde makale yazmayı yeğliyorum. Çünkü yoğun bir anlatımla içimde sakladıklarımı siz değerli okuyucularımla paylaşmak ayrı bir haz veriyor. Ama bugün farklı. Bugün bundan önce yazdıklarımın ve nasip olursa bundan sonra yazacaklarımın ehemmiyetsiz kalacağı bir yazı kaleme almak istedim. Bu yazıyı yazıp yazmama konusunda çok tereddüte düştüm. Kendimce haklı sebeplerim de var ancak sonuç olarak tarihe bu utanç anını not düşmek ve eğer doğruysa hevada bir hoş seda olmaktansa tarihte bir feryat olmayı tercih ettim diyelim. Tabii ki bu yazılarımız da suya yazılmış yazılar olmazsa!

   Türk televizyonlarında haber bülteni izleyen biri değilim. Günlük haberleri genellikle genel ağ üzerinden, dünyayı ise yabancı haber alma ajanslarından takip ediyorum. Haftalardır birkaç haber üzerinde yoğunlaştım. Kamu tepkisini takip etmeye çalışıyorum zamanım el verdiğince. Lakin öyle mide bulandırıcı bir hal var ki sormayın gitsin!

   Birkaç gün önce İstanbul Küçükçekmece'de 5 (!) yaşında bir kız çocuğuna; birkaç ay önce gözlerinde gelecek fenerleri yanarken heba edilen Eylül kızıma; daha sonra, ne olduğu belli olmayan bir televizyon programından türeyen Palu ailesine; daha evvelinde, Zonguldak'ta 51 (!) yaşındaki bir mahlukun 8 (!) yaşındaki bir kız çocuğunda bıraktığı travmaya; daha evvelinde, 38(!) günlük meleğin Van'da maruz kaldığı hayvanlığa ve saymaktan midemin bulandığı daha nicelerine artık üzülerek veya öfkelenerek değil utanarak bakıyorum.

   Çocuk demek özgürlük demek. Hangimiz çocuk olmak istemeyiz bugün? Ama henüz hayatlarının baharındayken doğmadan ölmesi gereken, itlaf edilmesi şart olan, bırak insanı hayvan bile diyemeyeceğim yaratıklar tarafından çocuklarımızın hayatları zehroluyor.

    Suç bu pisliklerde değil! Suç; mütedeyin, işinde gücünde, günlük rutinlerini yerine getirmek için gece gündüz çalışan insanlarda. Neden mi? Ateş evine düşmeden hiçbirimiz sosyal medyadan lanet mesajları okumadan ileri gidemiyoruz. Bu insanlık dışı fiillerin cezası idam değil! Hadım ise hiç olmamalı! Belki bu yazdıklarım birçoğuna saçma hatta vahşi gelecek ama bu suçun cezası işkence olmalı! Hem de tarihte görülmemiş bir işkence. Gerekirse kıyas!

   Bu ülkenin sosyologlarından, pedagoglarından, çocuk uzmanlarından ve hatta biz öğretmenlerden hiçbir halt olmaz. Kimse kusura bakmasın “Çocuklar uyurken sessiz olunur, ölürken değil!”

    Ya adalet hakkıyla işleyecek ya da ilahi adaleti şahıslar kendi eliyle tecelli ettirecekler. Pedofili bir hastalık değildir, bunu hala böyle düşünen varsa aklından şüphe ederim. Pedofili, organize bir şekilde medya organları tarafından normalleştirilmeye çalışılan, sapık ruhlu insanların adalet boşluğundan duydukları özgüvenle minicik yüreklere kor bıraktığı ve ardından da cezaevinde paşalar gibi yedirilip içirildiği, düz vatandaşların da bir süre sonra unutup gittiği halbuki müsebbibinin liğme liğme doğranması gerektiği bir olgudur.

    Tekrar ve bağırarak ifade ediyorum, eğer sesimi duyan birileri varsa: Çocuklar uyurken sessiz olunur, ÖLÜRKEN DEĞİL!

POPÜLER FOTO GALERİLER

POPÜLER VIDEO GALERİLER