SON DAKİKA

Fındığın İntiharı

Özlem ÇETİN
Özlem ÇETİNcetin.ozlem@hotmail.com
Tek Bayrak Gazetesi Yazar
Bu makale 10 Ağustos 2018 Cuma 05:45 'de eklendi ve 120 kez görüntülendi.

Uzun zamandır fındık ve üretici hakkında ha yazdım ha yazacağım diye zaman kovalıyordum. Bugün yarın derken Ordu’da görülen sel felaketinde; denizde oluşan fındık adalara şahit olunca zamanı geldi dedim. Belki de geçti, yani orası kesin, geçtiği!

Fındık can çekişe çekişe sonunda belki bir yerlere mesaj olur diye dünya tarihine geçecek bir manzaraya imza attı. Yani demem o ki, doğa; vermesi bildiğim gibi değer vermezseniz elinizden söker de alırım sizde çaresizce bakakalırsınız dedi. Ve çok yazık ki burada yine kabak fındık üreticisine başına patladı!

Doğanın şakasının olmadığını hepimiz biliyoruz. Bedel üstüne bedelle bunu zaten katbekat ödedik.

Fındık üreticinin perişanlığı başına gelenleri durmak bildiği yok. Görüne o ki duracağı da yok. Bahçeye girer girmez üretici, gözünü TMO’ya dikip ne fiyat verecek diye bekliyor… Üstelik fındık çay gibi de değil. Bahçe bakımını düzenli ve temiz yapmazsan otların ve dikenlerin içinde fındık sayıklamak zorunda kalırsın, birkaç sene de ertelersen yanına yanaşamazsın.

Yevmiyesiydi, toplamasıydı, açık havada kurutmasıydı yağmurdan saklamasıydı eziyeti hiç bitmiyor.

Çürüğünü arındıracaksın, randıman tutturacaksın. Aman serdiğin yerde yağlanmasın erken çuvala koyma kararmasın….

Maalesef ki çile üreticinin hiç yakasını bırakmıyor. Yazıya başlamadan önce emin olmak adına fındığın market fiyatlarına tekrar gözden geçirdim. Yani şok olacağım diyeceğim ama olmadığım aşikâr!

Bir avuç fındığın marketteki değeri kuyumcudaki altını kıskandır. Yani bahçede kahverengi olan fındık markette sarı olunca mı iş değişiyor?

Kilosu geçen yıl 13-14 lirayı bulup bulmayan fındık markette 400 gramı 21.90 liradan satılıyor. Neymiş o kavrulmuş, bak sen; ne emek, ne emek!

Ne zorlu, bir mücadele…

Sanki Afrika’da elinde süzgeç, nehirde kum içinde elmas arıyorsun.

Yani bakınca bu işteki garipliğin artık ayyuka çıktığı ayan beyan!

Ama bir yerlerden biz fındığı destekliyoruz ki diye çıkışılcak. Ben size kendimin şahit olduğu türden nasıl desteklediğinizi anlatayım mı?

Hatta ve hatta direk yaşayanından örnek vererelim.

Organik fındık üreticisine devlet destekliyor mu evet, destekliyor.

Ama nasıl?

Diğer şehirlerdeki işleyişe çok hâkim olmadığım için yaşadığım şehir Rize’nin gözünden anlatcam elbette. Tarım alanlarının birçoğu şuan ya dışardan yaptırılıyor ya da yarılık olarak verilmiş durumda. Devlet organik fındığı destelemek için fındık arazilerinin sahiplerine desteğini veriyor.

Ya kime verecekti diyeceksiniz ee tabi ban vereceği yok!

Evet, buraya kadar çok normal. Sonra ne oluyor?

Şöyle oluyor. Fındık desteği alan bahçe sahipleri vın kayıp.

Yarıya yapan vatandaş ise elinde şişe şişe benzin ile fındık bahçelerinde tek kuruş zahmet karşılığı almadan organik fındığı destekliyecem diye bahçe temizliği yapıyor. Sonra yetiştiren elde edilen hasat ikiye bölünüyor.

Fiyatı olamayan, temizliğinin de yanına kâr alan üretici düşünüyor.

Benim kârım bu işin neresinde?

Şimdiii fındıkta zaten fiyat yok.

Yarıya yapan vatandaş fındık bahçesini cebinden nereye kadar organikliğini desteklesin.

Mazot parası diye verilen destekleme falan filanın zerresi esas uğraşanlara ulaşmasın.

Esas uğraşan vatandaşın yevmiyesi havaya uçsun.

Ee hal böyle olunca fındıklıklar bir yere kadar tahammül edilebiliyor.

Ve şuan birçok fındıklık dikenliklerle otluklarla kapalı. Tarımı yapılamıyor ve bu kapalılık oranı gittikçe de artıyor.

Fındık bahçeleri her türlü tehditle karşı karşıya kalıyor.

E bu kadar zahmetli bir tarım bitkisinin karşılığı üreticin gözünden yok edilince ya bahçeler dikenlerin insafına bırakılıyor ya da parsel parsel sökülüp çaylıklara dönüştürülüyor.

Fındıklıkları bekleyen son gerçekten düşündürücü.

Dünya rezervinde tek başımıza yüzde 70’ini karşıladığımız ve yaklaşık 502 bin civarındaki üreticin hali ne olacağı ise tarafımca ve üreticilerce merak konusu.

Bugün fındık dünya genelinde son derece kullanılan bir çerez. Sadece çerez değil birçok çikolata firmalarının da vazgeçilmezi. Ve başka başka gıda sektörlerinin de.

Türkiye’de fındık konusunda en büyük sıkıntı ise verimlilik. Verimliliğin arttırılması konusunda büyük sıkıntılarımız var, bu belgelerle yetkilerce sabit.

Peki, biz bu durumla nasıl başa çıkıyoruz?

Şöyle:

Organik yapalım;

Ama başkası,

Fındık desteklensin;

Ama bize…

 

 

 

POPÜLER FOTO GALERİLER

POPÜLER VIDEO GALERİLER