SON DAKİKA

Basın, milletin müşterek sesidir

Jale Kazdal
Jale Kazdaljalekazdal53@gmail.com
yazar
Bu makale 11 Ocak 2019 Cuma 06:31 'de eklendi ve 140 kez görüntülendi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vurguladığı gibi;
"Basın, milletin müşterek sesidir" . 
İster 21. YY.'daki gibi internet üzerinden dijital araç ve gereçler, eşyalar (makineler) yoluyla, ister kağıt baskıyla olsun, görsel ya da yazıyla, her ne şekilde olursa olsun, dünyadaki, uzaydaki ya da yerel bölgede olsun hiç fark etmez, birilerine bir şeyler anlatabilmek, gösterebilmek, öğretebilmek, haberdar etmek, bilinçlendirmek vb. gibi her türlü verilen emekte kar kış, güneş, sıcak, savaş - barış, kutlama, yılbaşı, bayram-seyran, zulm, hayvan-bitki ayırt etmeden, doğa olayları, felaketler, kendi ailevi sıkıntılarını - vefat eden tanıdığı olsa dahi, cenaze, tören, düğün, kutlama ya da aile fertlerinden biri/birileri veya kendi evlatlarının sağlık sorunları var-yok demeden görevinin başında olup, olayları kovalayan, kamu görevlileri, kolluk kuvvetleriyle, spor, adli olay, hatta TBMM gibi her ülkenin de meclis vb. bulunan, her alanda, her sektörde, her  durumda, her olayda, her sosyal statüde-olay ve olguda, iyi-kötü, güzel-çirkin, olumlu-olumsuz, üzücü-sevindirici , hayata, yaşama dair ger ne varsa, doğada olan biten her canlı-cansız varlıklarla dahi haber yapan, ilgi duyulan her konuda, kamu spotu ve kamuoyu çalışmalarını da, en zor, en sıkıntılı olaylarda bile canını hiçe sayan, ruhunu ortaya koyan  ve bir şekilde, çeşitli vasıtalarla, diğer insanlara ulaştırılmasını sağlayan emektar, vefakar, kimi zaman da sır küpü olmak zorunda olan kişilerdir basın mensupları.

Siyasi anlamda karşıt görüşte olsa dahi pozitif ayrımcılık yapmadan haber yapandır. 

Yaşamın ta kendisidir. Canlıdır. Nefes alıp verir. Dünya döndükçe de kıyamet kopuncaya kadar da bu meslek grubu bir şekilde özünü kaybetmeden varlığını sürdürecektir. 

Basın olmasaydı, kör, sağır ve dilsiz olurduk, tıpkı üç maymunu oynayanların istedikleri gibi koyun olurduk yani.
Ne İstanbulda'kinin Rize'dekilerden, ne de Adana'dakilerin Karstakilerden haberi olurdu..
Kim nerde ne yapmış, nasıl hayat sürüyor, ne zorluklar yaşıyor bilemezdik..

Koskoca dünya lideri dahi çıkaran yemyeşil doğası masmavi deniziyle tüm güzellikleriyle kendine aşık eden minik şehir, yağmurun ve çayın başkenti, koca yürekli, mert ve cesur insanları içinde barındıran, olaylar şehri, Doğu Karadeniz’in incisi Rizemizdeki üniversite Rektörü Trabzon Şalpazarlı ilahiyatçı Ahlak Felsefesi Prof. Dr. Hüseyin KARAMAN'nın ne dolaplar çevirdiğini de bilemezdik. YASAKLILAR LİSTESİ saçmalığından da bihaber olurduk. Ve daha birçok olayı da bilemezdik!!

Dünyada neler olup bitiyor, diğer ülkelerde yaşanan bir yanda zevk sefa sürenleri, bir yandan da sırf müslüman olduğu için zülme uğrayanları da asla bilemezdik.
Örneğin; Kaşıkçı cinayetini saymıyorum bile!!

Milletin sesi, çığlığı ve haykırışı oldunuz. Sessiz çoğunluğun sesi, haklının hakkını savunan süper kahramanlardansınız. 

O yüzden, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 'ün özellikle vurguladığı "BASIN, MİLLETİN MÜŞTEREK SESİDİR" sözüne katılıyorum. 

Mesleğini layıkıyla yapan, kalemini satmayan, doğru, dürüst, güvenilir habercilerimize de halk olarak minnettarız. 

Gazeteciler Cemiyeti de iyiki var. 

Emek veren, bu mesleğe gönül vermiş ve veren tüm çalışan gazetecilerimize, basın mensuplarımıza, şahsım adına çok teşekkür ederim..

iyiki varsınız. 

POPÜLER FOTO GALERİLER

POPÜLER VIDEO GALERİLER