SON DAKİKA

Rize Çaydan Sonra Turizme yöneldi

Her geçen gün turist sayısında artış kaydedilen Rize’de alt yapı çalışmaları da hızlandırıldı.

Bu haber 25 Nisan 2018 Çarşamba 05:55 'de eklendi

Çay ile ismini sınırlar dışında duyuran Rize şimdi de Turizm yatırımları ile kendisini duyurmaya çalışıyor. Rize’de 5 yıldızlı otel inşaatının bitmesi ile Rize Turizm”den yeterli payı almaya başlayacak. Tarihi eserlerinde sınırlı olan Rize, Doğası, yaylaları, kültürü ve kemer köprüleri ile Turizme hizmet etmeye devam ediyor.  İlimli havası ile turistlerin ilgi odağı haline gelmeye başlayan Rize son yıllarda turizmden yeterli payı almaya başladı.

RİZE: Tek geçim kaynağı çay olan Rize’de son yıllarda turizme yönelik üretilen projeler Rize’nin çaydan sonra alternatifinin turizm olduğunu göstermekte. Türkiye de çayın yüzde 65’lik bölümünün üretildiği Rize’de alternatif olarak seçilen ürünlerin Rize’de geçim kaynağı olamayacağı belirtilirken, alternatif gelirin Rize için turizm olduğu bildirildi.

Son yıllarda turizme yönelik yeni tesislerin yapılmasının yanı sıra Karadeniz Kalkınma Ajansının iş birliği ile 7 ili kapsayan turizm çalışmalarının Rize’ye ve bölgeye büyük katkısı olacağı bildirildi.

Ovit tünel çalışmalarının bitimi ile birlikte Rize’de turizmin daha da canlanacağı belirtilirken yayla, doğa ve bitki örtüsünün turizmi çektiği artık insanların deniz turizmi yerine doğa turizmini tercih ettiği belirtildi.

 TURİZM NEDİR

Turizm, çağımızda en hızlı gelişme gösteren sosyo-ekonomik olgulardan biridir. Turizm ülkelerin ekonomik yaşamında giderek ağırlığını artıran bir sektör olmasının yanı sıra ülkelerarası ilişkilerin gelişmesine de önemli katkılar sağlamaktadır.  Turizm sayesinde ülkeler ve topluluklar birbirlerini daha çok tanımakta, anlamakta ve birbirine hak vererek dünya huzuruna katkıda bulunmaktadırlar.

 Ulusal ve uluslararası düzeyde kazandığı dev boyutlarla turizmin; yatırımları ve iş hacmini geliştiren, gelir yaratan, döviz sağlayan, yeni istihdam alanları açan, sosyal ve kültürel hayatı etkileyen, siyasal bakımdan da önemli toplumsal ve insancıl fonksiyonların gerçekleştirilmesini kolaylaştıran bir nitelik kazanması, ülkelerin dikkatinin bu ekonomik olay üzerinde yoğunlaşmasına neden olmuştur. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin karşılaştıkları ekonomik sorunların ve darboğazların aşılmasında, turizmin yarattığı dinamik ekonomik etkiler, söz konusu ülkelerin turizme daha çok önem vermesine neden olmuştur.

TURİST UMDUĞUNU BULUYOR

Türk turizmi de gerçekleştirilen atılımlarla dünya turizmi içindeki payını ve önemini giderek artırmakta ve sahip olduğu tarihi, kültürel ve coğrafi zenginliği ile de her yıl daha fazla ziyaretçi ağırlamaktadır. Bu gelişme rakamlarda da net olarak görülmektedir. Türkiye 2002'de 13,2 milyon turist ağırlarken geçtiğimiz yıl bu rakam 31,8 milyona yükseldi.

Türkiye, tüketicinin değişen profili ve buna bağlı pazara oluşan yeni taleplere karşılık verebilecek potansiyele sahip bir ülkedir.  Sahip olduğumuz muhteşem doğal zenginliğimiz, yüzyıllar öncesinden bugünlere ulaşan tarihi ve kültürel mirasımız ve yatırımlardaki hızlı artış Türkiye'yi dünyada yıldızı parlayan bir marka haline getirmiş ve ülkemiz dünyanın önemli cazibe merkezlerinden birisi oldu. 

Ülkemizin zengin potansiyelinin, alternatif turizm imkânlarıyla birleştirilerek en iyi biçimde değerlendirilmesi ve tüm yıla yayılması hem ülkemizin dünya ölçeğinde rekabet şansını artıracak hem de turizm etkinliklerini her mevsim canlı ve üretken kılacaktır.

Günümüzde dünya ekonomisinde en hızlı gelişen ve genişleyen sektörlerden biri haline gelen turizm;  ulusal kalkınma da olduğu gibi yerel- bölgesel kalkınma içinde son derece önemli bir araç olmuş bölgelerin ekonomik gelişimlerine katkı sağlamış, kimi zaman da temel dinamiği haline gelmiştir.

RİZE TURİZMİ

İlimiz, sahip olduğu doğal ve kültürel yapısıyla birçok turizm türüne cevap verebilecek yapıdadır.  Kültürel ve tarihi dokusuyla sivil mimarisi, taş kemer köprüleri, ahşap camileri, tarihi konakları dağları, yaylaları, ormanları, şelaleleri ve akarsularıyla flora ve faunasıyla önemli sayıdaki endemik bitki ve hayvan türleriyle termal kaplıcaları, içme suları ile akarsu turizmi ve doğa sporları adı altında rafting, kano ve dağcılık ve heliski kayak sporu ile de alternatif turizmin hemen tüm türlerine yönelik potansiyeli taşıdığı bir gerçektir. İlimizde düzenlenen festivaller kültür, sanat hayatımızın doğal yönlerini, yayla geleneklerimizi,  sıcak insan ilişkilerini en güzel bir şekilde ortaya koymaktadır.

Mayıs ayından başlayıp Eylül sonuna kadar devam eden şenlikler coşkuyu, sevinci zirveye taşımaktadır, şehre adeta deyim yerindeyse can vermektedir. Yayla şenlikleri, yörede iç turizmin en önemli unsurunu taşır. Toplu olarak gösterişli ve törensel birlikteliğin sağlandığı, dayanışmanın, paylaşmanın vurgulandığı, yemyeşil düzlüklerde yılda bir kez yapılan bu eğlenceler, hem yöre insanı hem de alternatif tatil arayışındaki ziyaretçiler için de önemli fırsatlardır.

Dünyadaki hızlı değişime paralel olarak turizm anlayışının değişmesi, kitle turizm hareketlerine (deniz-kum-güneş) olan ilgiyi azaltırken doğa ile bütünleşen, turistik faaliyetlere katılanların normal yaşantısının ve alışkanlıklarının dışında, yeni turistik destinasyonlar ve de çevreye duyarlı bir turizm çeşidine olan ihtiyaç artmaya başladı.

Bölgemiz, özellikle doğal ve kültürel değerleri tanımaya yönelik ziyaretçilerin oluşturduğu bir pazara girmek durumundadır. Güneş-deniz-kum temeline dayalı ve kitlesel hareketlilik niteliği taşıyan bu turizm türüne karşı son yıllarda, turizm pazarında doğa-çevre ve kültür temeline dayalı, bilinç düzeyi yüksek kitlenin hareketi ile oluşan alternatif turizm türleri giderek artan bir ilgi ile karşı karşıyadır.

Termal ve Kaplıca Turizmi

Karadeniz Bölgesi’nde Samsun Havza’dan bu yana termal turizm imkânı yalnızca ilimizin her iki vadisinde Fırtına ve İkizdere vadisinde gerçekleşmekte. Termal turizm mevsimsel özellik istemeyen deyim yerindeyse on iki ay turizme imkân sağlayan bir turizm türü. Bu yönüyle turizmin tüm yıla yayılması çalışmalarında en önemli turizm türlerinden biri olarak Rize turizminde en önemli seçeneklerden biridir.

Rize’de Ayder Yaylası’nda ve İkizdere Cimil yolu üzerinde bulunan kaplıca tesisleri ile Rize termal turizmden payını almaya devam ederken ayrıca Rize Andon ve İkizdere Şimşirli köyünde bulunan içme suları ile de termal turizme ismini yazdıran iller arasına girdi.

Çeşitli hastalıkların tedavisi için binlerce insan Ayder ve İkizdere Cimil tesislerine gelerek şifa ararken içme sularında ise böbrek taşı ve çeşitli mide hastalıkları için Şimşirli ve Andon suyu tercih edilmekte.

Samsun’un Havza ilçesinde bulunan termal sıcak su kaynaklarından sonra Rize bu kaynaklara İkizdere Cimil yolu üzerinde ve Ayder Yaylası’nda iki termal tesisleri ile sahip durumda, konaklama ve ulaşım problemlerinin olmadığı iki termal tesisler 24 saat halka hizmet vermekte.

Yayla Turizmi büyülüyor          

Rize’nin güneyindeki Kaçkar Dağları ile yüksek dağların eteklerinde birbiriyle bağlantılı birçok güzel yayla vardır. Bütün bu yaylalar yaz mevsiminde insanlarla dolup taşar. Olağanüstü güzellikteki bu yaylaların hemen hepsinde ot biçme şenlikleri yapılmaktadır. Bu şenliklere katılmak mümkün olduğu gibi yayla eteklerindeki yamaçlarda rehberlerle birlikte doğa yürüyüşleri yapılmakta. Yayla turizmi yemyeşil vadileri ve son derece güzel yaylaları ile ilimiz turizminde önemli bir seçenek. Yöre insanı için yaylaya gidişler ve dönüşler tam bir şenlik havasındadır. Ayrıca yılda bir kez düzenlenen yayla şenlikleri de hem yöre insanı için hem de turistler için önemli buluşma fırsatları sunmakta.  Son yıllarda dışarıda yaşayan Rizeliler için de yayla şenlikleri tam bir buluşma havasında geçmekte, coşku ve heyecan ve kaynaşma deyim yerindeyse zirve yapmaktadır. Ayrıca yabancı ziyaretçiler açısından da yayla yaşamı ve zengin kültürü ilgiyle karşılanmakta.

Yayla turizmi gelişiyor

Son yıllarda deniz turizminden bıkan insanlar kendilerini yaylalara atarken il dışında bulunan Rizeli iş adamları ise yaylalarda yaptıkları konaklarla her yıl memleketlerine gelerek yaylalarda kalmakta. Bunun yanında çevresinde ki iş adamları ile çeşitli ülkelerden tanıdıklarını da yaylalara getiren Rizeliler bölgenin ve yaylaların tanıtımı için büyük imkânlar sağlamakta.

Yaylalarda yapılan şenlikler ile basın aracılığı ile Rize ve yaylaları ülkeye ve dünyaya gösterilirken yayla yollarında yapılan iyileştirme sayesinde ulaşımın da kolaylaşması turizmin bölge insanı kadar ülke menfaatleri ile de çakıştığı belirtilmekte.

Yaylalar korumaya alınmalı

Son yıllarda yaylalarda yapılaşmaya gidilmesi üzerine yaylalarda doğal güzelliklerin kaybolmaya başlaması yaylalarımızın geleceğini karartıyor. Ayder Yaylası’nda yapılan çirkin yapılaşma bunun örneği olurken diğer yaylalarımızı koruma zamanı geldi. Devlet eli ile yapılacak olan konaklama ve dokuya uygun restoranların yaylalara güzellik ve kalıcılık getireceği düşünülüyor.

Şenliklerle dağa ve yaylalarımızı tanıtırken bölgede bulunan belediyelerin bu yaylalarımıza destek vermesi ve yayla şenliklerinde doğanın tahrip edilmemesine dikkat edilmesi gerek. Çirkin yapılaşmaya ise bir an önce son verilmeli.

Yaylalara dikkat!

Yayla turizminin geliştiği Rize’de yaylalarda yapılan kaçak yapılaşma ve yaylalardan ve doğadan alınan bitki örtüleri yabancı ülkelerin dikkatini çekmekte. Son yıllarda Ayder ve benzeri yaylalardan alınan bitki örtüleri çeşitli ülkelerde iklim koşulları ayarlanarak yetiştirilmekte, bu konuda İsrail ise başı çeken ülkeler arasında yer almakta.

 

YORUM GÖNDER

Yorum Yok

YORUMU GÖNDER
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

POPÜLER FOTO GALERİLER

POPÜLER VIDEO GALERİLER